TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ HİKAYE ANLATMA TEKNİKLERİ

BIDIK-KUKLA-SAHNESI-59096TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ KUKLA İLE ANLATMA

Okul öncesi dönemi çocuklarının çevreyi keşfedip deneyimleyerek öğrenmeleri, içinde bulundukları çevreyi daha iyi anlamlandırmalarına yardımcı olur. Birçok uyaranla doğal ortamda baş başa kalırlar ve farklı şekillerde, farklı duyularıyla öğrenme fırsatı yakalarlar.

Okul öncesi dönemi çocuklarını düşündüğümüzde, çocuklardan pasif etkinliklerde uzun dikkat süresi beklemek pek de anlamlı olmaz. Daha hareketli, enerji dolu ve keşfederek öğrendikleri bir dönemdeler ve halk arasında bilindiği gibi kıpır kıpırlar. Genel olarak bakıldığında uzun süre dikkat gerektiren etkinliklerde ilgileri çok çabuk dağılabilir ve sıkılabilirler. Bu yüzden okul öncesi dönemi çocuklarına bir şey öğretirken ve anlatırken tek bir metodu izlemek uzun süreli fayda sağlamayabilir. Farklı yöntem ve teknikler kullanmak gerekebilir. Bu hem öğrenmeyi farklılaştırır, hem çocukların ilgi ve dikkatlerini canlı tutar hem de daha fazla verim sağlar. Bahsedilecek olan teknikler hikaye anlatma şekillerini de kapsar.

Bu teknikler hikaye kitabı ile anlatım, hikaye kartları ile anlatım, pazen tahta ve figürleri ile anlatım, televizyon şeridi ile anlatım, kuklalar ile anlatım, tepegöz ile anlatım, slayt ile anlatım, film ve film şeridi ile anlatım ve görsel araç kullanmadan anlatım olarak sıralanabilir. Bu anlatım şekilleri anaokullarında kullanılabileceği gibi evde de yapılarak uygulanabilir.el-kuklasi-modelleri

  • Kukla İle Anlatım: Çocukların çok sevdiği bir diğer anlatım şeklidir. Kuklalar oyunlar içinkullanılabildiği gibi hikaye anlatma tekniği olarak da kullanılabilir. Sadece öğretmenler değil çocuklar da kuklaları kullanarak kendi öykülerini anlatabilirler. Kuklalar hazır olarak satın da alınabilir, çocuklar, yetişkinler veya öğretmenler tarafından da yapılabilir.

 

  • Geçmişten günümüze çocukların vazgeçemediği ilgi alanlarından bir tanesini de kuklalar oluşturmaktadır. Kuklalar üzerinde yapılan incelemeler kuklaların yalnız çocukları eğlendiren basit bir eğlence aracı olmadığını, eğlendirirken eğittiğini, yetişkinlerin de kuklalara ilgi duyduklarını, toplulukların duygu ve düşüncelerini dile getirdiği ve çağın sanat anlayışını, kültürel yapısını yansıttığını göstermektedir.
  • Kukla kumaştan, alçıdan, tahtadan, kaşıktan, kağıttan, kartondan vb. malzemelerden yapılmış, el, çubuk veya iplerle hareketleri kontrol edilebilen figürlerdir. Bu figürlerle yapılan gösterilere ise kukla oyunu adı verilir. Kuklalar tarihin çok eski zamanlarından beri dünyanın pek çok yerinde kullanılmıştır. Yazılı kaynaklar milattan önce ikinci yüzyılda Mısır’da ipli kuklaların kullanıldığını belirtmektedir. Kukla sözcüğünün kökenine bakıldığı zaman araştırmacılar bu kelimenin Yunanistan’da “Doll” Japonca’da “Kugutsu” olarak kullanıldığını saptamışlardır. Ayrıca bu kelimenin kökeninin Çingenelerden gelmiş olabileceği, bu kelimeyi Orta Asya ve Türkiye’ye daha sonra da Balkanlara tanıtmış olabileceği görüşü de bulunmaktadır. Kukla Orta Asya kültürünün bir kalıntısıdır. Türkler, gölge oyunu ve Karagözü 16. yüzyılda tanımışlarken, kukla çok eskiden beri bilinmektedir. Orta Asya’da Türkler kuklaları hem sihirli amaçlar hem de eğlence için kullanmışlardır. Orta Asya şamanları ölüm törenlerinde ölünün ruhuna yardım etmek amacıyla taştan veya tahtadan yapılmış “kukurcak” denilen kuklalar kullanıyorlardı. Günümüzde de Anadolu’nun bazı kırsal kesimlerinde kuklalar halen büyü unsuru olarak kullanılmaktadır. En yaygın uygulama alanı ise yağmur yağmasını sağlamak için kullanılandır. Yağmur kuklası bir kadını temsil etmekte ve adına “gelin” denilmektedir. Bu isim bölgeden bölgeye değişmekte ve çaput adam, kepçe kadın, çömçe gelin, kepçecik, su gelini, kodu gelin gibi değişik isimlerde verilmektedir. Genel olarak bir çocuk kuklayı köyün çevresinde dolaştırmakta ve insanlar evlerinin çatılarından bu kuklanın üzerine su serpmektedirler. Kukla kendi evlerine geldikçe kendilerine özgü şarkılar ve türküler söyleyerek çocuğa çeşitli yiyecekler verilmektedir.
  • 05fe25485ddfce83358218b0b8258deaGünümüzde bilinen türde ipli kuklalar (marionette) 16.yüzyılda geliştirilmiştir. 18.yüzyıl ortalarına kadar marionette kuklalar ve marionette tiyatrolar çok popüler olmuştur. 17.yüzyılda el kuklaları ön plana çıkmıştır. 19.yüzyılda Avrupa ve ABD’de kuklalara ilgi artmıştır. 20.yüzyıla gelindiğinde kukla yapmanın ve kukla oynatmanın sanatsal yönüne ağırlık verilmiştir. Bu kadar eski tarihe sahip olan kuklalar günümüzde çok çeşitli amaçlarda da kullanılmaktadır. Bunlardan biri de kuklalarla aile planlaması eğitimi verilmesidir. Bu eğitimde kukla sanatçısı Bil Baird “Karagöz” karakterini kullanarak Türk aile yapısına uygun bir aile planlaması oyunu geliştirmiştir. Tarihi kaynaklara göre Türk-Osmanlı cemiyeti içinde 16.yüzyıldan itibaren gelişen yerli gölge oyunu “Karagöz” adı ile yaygınlaşmıştır. Karagöz oyununun belli başlı iki kahramanı vardır. Bunlar Hacivat ve Karagöz’dür. Bu iki kahraman halkın gönlünde öyle yerleşmişlerdir ki, halk onları gerçekten yaşamış kişiler olarak görmek istemiştir. Bu konuda pek çok söylenti olmuştur. Bunlardan bir tanesi Sultan Orhan zamanında Hacivat’ın duvarcı, Karagöz’ün demirci olduğu; Bursa’da bir camide çalıştıkları, söyleşmeleriyle öteki işçileri oyaladıkları, bu yüzden cami yapımının gecikmesi üzerine Sultan’ın onları ölümle cezalandırdığı yolundadır. Karagöz’ün yuvarlak yüzü dardır. Gözleri büyük, göz bebekleri iri ve siyahtır. Atılgan ve cesur ifadesinden dolayı “Karagöz” denilmiştir. Kısa ve kalkık burnu, yuvarlak, kalın kıvırcık bir sakalı vardır. Kafası keldir. Başını hızla hareket ettirdiği zaman başındaki sarık arkaya doğru giderek kel kafası ortaya çıkar.

IMG_2721KUKLANIN ÇOCUKLARIN GELİŞİMLERİNE OLAN ETKİSİ

Kuklalar dünyanın hemen hemen her bölgesinde değişik teknik ve yöntemlerle kullanılmaktadır. Günümüzde özellikle okulöncesi eğitimde pek çok farklı amaçla ve yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Her okul öncesi eğitim kurumunda bir kukla sahnesi ve bir kukla köşesi bulunmalıdır. Okul öncesi eğitimde özenle hazırlanmış kuklalardan çocuklar günün her saatinde yararlanabilirler. Günlük program içinde yer alan serbest zaman etkinlikleri, ana dili çalışmaları, yemekten sonra, uykuya geçiş zamanında ve uyku sonrası gibi belirli sürelerde çocuklar özgürce kukla oynatabilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumlarında kuklalar öğretmen tarafından temin edilip kullanılabileceği gibi uygun eğitim ortamları düzenlenerek çocuklarla birlikte de hazırlanabilir.

KUKLANIN ÇOCUKLARA KAZANDIRDIĞI GELİŞİM ALANLARI

-Dil gelişimini destekler

-Sosyal ve duygusal gelişimlerini destekler

No Comments

Enroll Your Words

To Top